Yalnızız - Aşk ve Psikolojik Roman Analizi - Peyami Safa

Yalnızız romanı 1951 yılında yayınlanmıştır.

Peyami Safa'yı bilen bilir, durmadan iyiye, güzele, hakikate koşan bir sanatçıydı. O da tıpkı benim gibi -izm'lerden hoşlanmazdı. Kemalizm, anarşisizm, feminizm gibi... Tek yönlü değildi. Benim çok sevdiğim bir sözü temsil ederdi; fikirlerinin kölesi değil, sahibiydi. Hiç değişmeyen hatta gittikçe güçlenen, her romanında görebileceğiniz bir Müslüman-Türk şuuruna sahipti. 

Sanatkarların  ister istemez bir içtimai görüşün temsilcisi olduğunu savunurdu. Roman kahramanlarından biri romancının düşüncelerinden, hayatından izler taşıyacağını düşünürdü ki bu çok yerinde bir tespitti.

Yalnızız romanının dili biraz ağırdır. Türü psikolojik ve aşk romanıdır. İnsan ruhunun aktarımı ve toplumsal sorunlar iç içe geçmiştir.

Roman bir şüphe motifiyle başlıyor ve tereddütler içinde devam ediyor. Sınırlı olaylara sahiptir. Karakterlerimizden Samim, içinde yaşadığı hayatın, karakterin analizini yapmaya çalışırken Simeranya adlı hayali dünyayı inşaa ediyor ve karakterleri oraya taşıyıp problemleri  çözümlüyor.

Samim, asıl meselenin Allah inancından ileri geldiğini, tek çarenin onun ipine tutunmak olduğunu savunuyor. Bu karakter bir nevi Peyami Safa'yı temsil ediyor.

Bu roman insanın kendini yalnız hissettiği zamanlarda duyduğu derin acıyı işliyor. Ruh tahlilleri ve tekniği açısından Türk Edebiyatında çok önemli bir yere sahiptir. Ana fikri, insan huzuru ve mutluluğu için maddiyatın tek başına yetersiz olduğudur. Mekan İstanbul Yeşilköy de bir köşktür. 26 günlük bir serüvenden oluşan romanımız her bakımdan doyurucu bir özelliğe sahiptir.

 Keyifle okunacak, okunması gereken arasına girmesi gereken önemli bir eserdir.

Comments

Popular posts from this blog

Yanmış, Kurumuş Saçlarımı Kestirmeden Nasıl Kurtarıp Uzattım?

10 Günlük Tok Tutan Detoxla 5 Kilo Verin

Saç Dökülmesini Durdurabilirsiniz